Her gün ayrı bir ukalalık…

Fes Geleneksel Şapkamız Değildir

F

Son zamanlarda yükselen Osmanlıcılık anlayışından önce de ülkemiz ve halkımızla özdeşleştiriliyordu fes. Özellikle Avrupa basınındaki karikatürlerde gözümüze çarpar, Türkiyeyi temsil eden figür kolaylık olsun diye fesle çizilirdi.

Turizm patlaması yaşanan dönemlerde de “deve”, “fes” ve “dansöz” heyecanlı turistlerin en çok görmek istediği şeyler listesinde doruklarda yer alıyordu. Çünkü fes gerçek ve otantik bir Osmanlı şapkasıydı değil mi?

Tam Değİl

İsmine fes dediğimiz şapkanın en kötü ihtimalle Fas ile ilişkisinden yola çıkarak bir orta doğu şapkası olduğunu var sayarız. Oysa ki tarihi bulgularda fes kullanımına ilk kez Doğu Roma İmparatorluğu zamanında Balkanlarda rastlanıyor.

Osmanlının hakim olduğu dönemde de başta Boşnaklar ve Sırplar olmak üzere Slav halkları fes giymeye devam ediyorlar.

Ünlü İskoç yazar John Pinkerton, 1810’larda Kıbrıs’ı tarif ederken oradaki halkın geleneksel giysisinde fes olduğunu açıkça yazmış hatıratına. Şimdi diyeceksiniz ki “Zaten 1800’lerden bahsediyorsun; Osmanlı o tarihte zaten fes giymiyor muydu?”

Hayır…

DEVRİMCİ BİR PADİŞAH

Osmanlı İmparatorlugu’nda fes kullanımının resmen başlaması 1808 yılında tahta geçen 30. Padişah II.Mahmut zamanında gerçekleşmiştir. Sultan Abdülhamid’in oğlu olan II.Mahmut, IV. Mustafa’dan sonra Padişah olmuştur. Osmanlı tarihinin hakkında en çok tartışılan padişahlarındandır. Yaptığı devrimlerden dolayı “İnkılapçı Sultan Mahmut” olarak da bilinir.

İmparatorluğun en buhranlı dönemlerinden birinde tahta geçen II. Mahmut, ülkesinin her açıdan Avrupa devletlerinin gerisinde kaldığını düşünüyordu. Bundan dolayı tarihin en büyük devrim çalışmalarından birini başlatmış, Osmanlı İmparatorluğu’nda yerleşmiş pek çok müessese ve usulü değiştirerek batılılaştırmıştır.

En önemli devrimi ise kuşkusuz 16 Haziran 1826’de tarihimize Vaka-i Hayriye diye geçen, Yeniçeri Ocağı’nın topa tutulmak sureti ile kapatılması ve yerine modern düzende Asakir-i Mansure-i Muhammediyye ordusunun kurulmasıdır. Böylece modern Türk Ordusu’nun temelleri atılmıştır.

KIYAFET NİZAMNAMESİ

II. Mahmut hakkında farklı görüşler vardır. Yaptığı devrimlerin Osmanlı İmparatorluğuna büyük faydası olduğunu düşünenler kendisine “müceddid” derken, toplumu batılılaştırdığı için hakkında “gavur padişah” da dendiği olmuştur.

Pozitif ya da negatif ama saymakla bitmeyecek devrimlerinden biri de 1828’de yayınlanan kıyafet nizamnamesi ise halkın giyim kuşamını baştan düzenlemesidir. Ceket, pantolon gibi modern kıyafetlerin ülkemize gelmesini sağlayan bu nizamname aynı zamanda sarık ve kavuk gibi başlıkları da yasaklayıp fes giyilmesini öngörür.

Başlık olarak fes seçilmesinin sebepleri tam olarak bilinmemekle birlikte zaten fesin avrupa şapkası olarak görüldüğü açıktır. Rivayete göre siperi olmadığı için namaz kılmakta engel olmasın diye seçilmiştir ancak bununla ilgili bir belge yoktur.

TEPKİLER

Fes ilk başta çok büyük tepki çekmiş, halkın bir kısmı ecdadımızın kıyafetini bırakıp bir gavur şapkası olan fesi kullanmayı reddetmiştir. Sarık ve benzeri başlıkların stillerine göre mevki, sınıf ve rütbe göstergesi olması özelliği feste kaybolmuş, bu da mevki sahiplerini doğal olarak rahatsız etmiştir.

Ancak II. Mahmut’un amacı da budur. Halk arasındaki suni ayrımları kaldırıp mevki, sınıf, ırk ve din ayrımı olmadan homojen bir Osmanlı nufusu yaratmak istemiştir.

Yasaklanması

Osmanlı’ya 1828’de gelen ve ilk geldiğinde çok tepki çeken fes, okur yazarlık oranının da düşük olmasının etkisiyle zamanla kendi şapkamız gibi kabul görmüştür. 25 Kasım 1925’te halk arasında “Şapka Kanunu” olarak bilinen 671 sayılı “Şapka İktisası Hakkında Kanun” ile yasaklanmıştır. Kanun 28 Kasım’da Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

Gavur başlığı olarak görüldüğünden dolayı, son derece büyük tepki çeken kabulünden bir asır bile geçmemiş olmasına rağmen, fes, muhafazakar kesimler tarafından o dönem Osmanlı’nın sembolü olarak görülmüş ve yasaklanması büyük tepki uyandırmıştır.

 

Yazar Hakkında

Yazan admin
Her gün ayrı bir ukalalık…

En Son Yazılar

En Son Yorumlar

Arşiv