Her gün ayrı bir ukalalık…

FACEBOOK KÖTÜ KALPLİ YAPAY ZEKA BULMADI

F

Geçen hafta saçmasapan bir haberle yankılandı internet. Kimisi korku içinde teknolojinin dehşet dolu geleceğinden bahsetti, kimisi Elon Musk Reyiz’in ne kadar haklı olduğunu anlatmaya başladı. Sansasyon başlık aşağı yukarı şöyle bir şeydi:

Facebook Kendi Lisanını İcat Eden Yapay Zekayı Kapattı…

Aman yarabbim!!

Makineler dünyayı ele geçilecek. Yapay zeka kimsenin çözemediği garip bir dil bularak kendi arasında gizli gizli bir şeyler konuşmaya başladı. Dünya nereye gidiyor???

Bu haberle ilgili birden fazla problem var elbette. Ama belki de en önemli problem bizdeki medya ve teknoloji okuryazarlığının eksikliği.

CLICKBAIT

Türk akademisyenler tarafından dilimize biraz da yanlış olarak “Medya Okuryazarlığı” diye çevrilen “Media Literacy” en basit anlamıyla medyayı da amaçları ve motivasyonları olan bir varlık olarak görmek ve yapılan haberlerin arkasına bakabilme yeteneği olarak özetlenebilir.

Sansasyonel başlıklar atarak okuyucu çekmeye çalışmak yeni bir şey değil elbette ama her şeyin ölçüsünün sayfanızın ne kadar tık aldığı olan internet çağında clickbait tabir ettiğimiz haber türü iyice tehlikeli oluyor.

Bu haber de harika bir clickbait örneği.

Yalan Haber Mİ?

Değil… Başlığa baktığımızda “Facebook Kendi Lisanını İcat Eden Yapay Zekayı Kapattı” diyor. “Yemin etsem başım ağrımaz” tarzı bir açıdan incelediğimizde bu başlıkta yanlış bir önerme yok. Ancak başlığın bağlamı eksik olduğunda okuyucu kendi kendine yorumlamaya başlıyor elde ettiği yeni bilgiyi.

Tüm bunlar Elon Musk ile Mark Zuckerberg arasındaki “yapay zekanın tehlikeleri” konulu tartışma haberleriyle de birleşince anlaşılanlar şunlar:

  1. Yapay Zeka tehlikeli
  2. Facebook Elon Musk’ı dinlememiş ve yapay zeka üzerinde tehlikeli deneyler yapmış
  3. Yapay zeka kontrolden çıkarak kimsenin anlamadığı şifreli bir dil icat etmiş.
  4. Bu dili kullanarak başka yapay zekalarla konuşmaya başlamış.
  5. Paniğe kapılıp çok korkan Facebook yapay zekanın fişini çekerek insanlığı son anda kurtarmış.
  6. Ama bu deneyi bir daha yapmalarını engelleyecek bir şey yok.
  7. Ya bir daha yaparlarsa ve bu sefer durduramazlarsa….

Elbette ki gerçekte olan olayın bunlarla hiçbir alakası yok. Ve evet başlık da bunları söylemiyor bize ama sinsi bir şekilde çok da anlamlı olmayan bir bilgi vererek okuyucuyu buraya itiyor.

Gerçekte Olan

Facebook uzun zamandır FAIR (Facebook Yapay Zeka Araştırma) isimli merkezinde yapay zeka üzerine araştırma geliştirme yapıyor. Bu geliştirme çalışmalarının ciddi bir kısmı da kişisel asistan sistemleri üzerine.

Google Assistant, Siri, Cortana veya Alexa benzeri kişisel asistan sistemleri bilgi işlem ve sosyal hayatın geleceği gibi. Dijital asistanınız sizin ihtiyaçlarınızı bilip size her konuda yardım edebilirse pek çok şey değişecek.

İşte Facebook da bu tarz bir sistemi geliştirmeye çalışıyor. Böyle bir yapay zekanın yapması gereken en önemli şeylerde biri ise sizi anlaması ve size sizin dilinizde, anlayabileceğiniz şekilde cevap verebilmesi.

Bunun için de yapay zeka adversarial training adı verilen sistemle bir nevi eğitilir. Eğitimin parçası olarak bir yapay zeka ingilizce konuşmaya çalışır, diğeri ise anlamaya…

PAZARLIK YAPAN YAPAY ZEKA

Her şeyden önce habere konu olan olayda test edilen şeyin “Yapay Zeka neler yapabilir?” olmadığını belirtmek lazım. Zaten böyle bir konu sonsuz saçma.

Facebook kişisel asistan yapay zekasını test etmek için bir pazarlık senaryosu yapmış. Bir yapay zekaya “Şimdi senin üç top, bir şapka, iki de kitabın olsun. Bunları aranızda adil olarak paylaşın” tarzı bir emir verilmiş.

İki yapay zeka bu konuyu tartışırken kolaylık olsun diye kendi aralarında pratik bir dil icat ediyorlar. Böylece tartışmak daha verimli oluyor.

Ancak çalışmanın amacı bu değil. Amaç yapay zekaların bu işi İngilizce yapmaları. Dolayısıyla çalışma başarısızlıkla sonuçlanıyor.

YENİ BİR ŞEY DEĞİL

Yapay zekanın haberleşme amacı ile kendi lisanını yaratması yeni bir şey de değil korkutucu bir şey de değil.

Eldeki işi daha verimli yapmak amacı ile dilde basitleştirmelere gitmek aslında bizim de sıklıkla yaptığımız bir şey. Facebook yerine Feys demek bunun basit bir örneği. Bilgisayarlar bu işlemi çok daha hızlı yapıp dilin yapılacak işle ilgili olmayan kısımlarını devre dışı bırakabiliyorlar. Böylece haberleşme daha verimli oluyor.

Ancak burada bilgisayardan beklenen verimlilikten ziyade verilen işi İngilizce yapması. Program istendiği işi yapamayınca da “kapatılıyor.” Bir başka değişle bu haberde aslında olan sırasıyla şu

  1. Facebook Siri benzeri bir akıllı dijital asistan geliştirmeye çalışıyor.
  2. Bu asistan yapay zekanın kullanıcı ile İngilizce konuşup anlaşması isteniyor.
  3. Basit bir tartışma senaryosunda sistem deneniyor.
  4. Sistem İngilizce konuşacağına insanların anlayamayacağı saçmasapan bir çıktı veriyor.
  5. Facebook da “Hay Allah! Olmadı. Acaba nerede hata yaptık” diye sistemi kapatıp hataları düzeltmeye çalışma yoluna gidiyor.

Gizli bir dille, gizli kapaklı işler çeviren bir yapay zeka yok, korkan yok, tehlikeli bir durum da yok.

YA DA

Günlük hayattan bir örnekle anlatmak gerekirse.

İngilizce dersinde hoca iki öğrenciden bir kompozisyon yazmasını istiyor. Ama iki öğrencinin de ingilizcesi o kadar kötü ki ortaya çıkan saçmasapan metni sadece onlar anlıyor.

Ve bundan çok korkan İngilizce hocası çekip vuruyor ikisini de orada!!

Mantıklı mı?

Hayır.

Sakin olun yani…

Yazar Hakkında

Yazan admin
Her gün ayrı bir ukalalık…

En Son Yazılar

En Son Yorumlar

Arşiv